Muris Muvazaası Nedir? Şartları ve Dava Yolu
- 18 Eyl 2025
- 2 dakikada okunur
Muris muvazaası, uygulamada özellikle miras bırakanın kız çocuklarına pay bırakmamak veya belirli mirasçıları mirastan uzak tutmak amacıyla yaptığı taşınmaz devirlerinde sıkça karşımıza çıkar. Yargıtay’ın yerleşik kararlarında “mirasçılardan mal kaçırma” olarak da adlandırılır.
1. Muris Muvazaasının Hukuki Tanımı
Yargıtay içtihatlarına göre muris muvazaası; miras bırakanın, mirasçılarının miras haklarını zedelemek amacıyla, taşınmazını tapuda satış ya da ölünceye kadar bakma sözleşmesi gibi göstererek gerçekte bağışlamak suretiyle devretmesidir.
Örneğin; murisin, kız çocuklarına pay vermemek için taşınmazlarını erkek çocuklarına satış gibi göstererek bırakması hâlinde, görünürde satış, gerçekte bağış vardır ve muvazaa gündeme gelir.
2. Muris Muvazaasının Unsurları
Görünürdeki işlem ile murisin gerçek iradesi arasında farklılık bulunmalıdır.
Murisin mirasçılardan mal kaçırma kastı taşıması gerekir.
İşlem, tarafların irade ve beyan uyuşmazlığı üzerine kurulmuş olmalıdır.
Genellikle taşınmaz devirlerinde görülür; istisnai olarak taşınır mallarda da söz konusu olabilir.
3. Muris Muvazaası Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme
Muris muvazaasına dayanılarak açılacak tapu iptali ve tescil davalarında:
Görevli mahkeme, 6100 sayılı HMK m.2 uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesi’dir.
Yetkili mahkeme, HMK m.12’ye göre taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir.
Bu davalarda herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süre yoktur; murisin ölümünden sonra her zaman açılabilir.
4. İspat ve Yargıtay Uygulaması
Muris muvazaası iddiası çoğunlukla şu delillerle ispatlanır:
Tapu kayıtları ve işlem belgeleri
Bedelin ödenip ödenmediğine ilişkin belgeler, banka kayıtları
Tanık beyanları
Tarafların ekonomik ve sosyal durumu, aile içi ilişkiler
Mahkemeler, murisin yaşı, sağlık durumu, malvarlığı ve aile bağlarını dikkate alarak murisin gerçek iradesini ortaya koymaya çalışır.
5. Sonuç
Muris muvazaası, mirasçıların haklarını koruyan etkili bir hukuki yoldur. Murisin görünürdeki işlemi ile gerçek iradesi arasında uyuşmazlık olması ve mal kaçırma kastının bulunması hâlinde, mirasçılar Asliye Hukuk Mahkemesi’nde tapu iptal ve tescil davası açarak haklarını ileri sürebilirler.
Sürecin teknik bilgi ve deneyim gerektirdiği dikkate alınarak, bir avukattan profesyonel destek alınması, hak kayıplarını önleyecektir.