top of page

Tapu Kaydında Düzeltim Davaları

  • Yazarın fotoğrafı: Berkan Süleyman Horuz
    Berkan Süleyman Horuz
  • 4 gün önce
  • 3 dakikada okunur

Tapu sicili, taşınmaz mülkiyetini güvence altına alan ve hukuki işlemlerin temelini oluşturan resmi bir kayıttır. Ancak zaman zaman tapuya yapılan ilk tescil sırasında veya devri sağlayan işlemlerde malikin kimlik bilgilerinin hatalı yazılması, isim-benzerliği karışıklıkları, tutanaklardaki tercüme/okuma hataları yahut kadastro tespitindeki maddi hatalar nedeniyle tapu kaydı gerçeği yansıtmaz hale gelebilir.

Bu gibi durumlarda, tapu kaydının maddi hatadan arındırılması için Tapu Kaydında Düzeltim Davası açılması gerekir.

Bu yazıda, söz konusu davanın hukuki niteliğini, görevli ve yetkili mahkemeyi, delil ve ispat koşullarını ile Yargıtay'ın konuya ilişkin yerleşik içtihatlarını kapsamlı şekilde ele alıyoruz.


1. Tapu Kaydında Düzeltim Davasının Hukuki Niteliği


Tapu siciline işlenen malik kimlik bilgilerinde maddi niteliği haiz hatalar mevcutsa bu hataların düzeltilmesi, tapu kaydının düzeltilmesi davasıyla talep edilir. Bu dava:

  • Mülkiyet devri amacı taşımaz,

  • Sadece kimlik bilgilerinin gerçeğe uygun hale getirilmesini hedefler,

  • Şahsa bağlı, düzeltici bir tespit davasıdır.

Dolayısıyla, bu davada amaç, kayıttaki malik ile gerçek malik arasındaki özdeşliği ortaya koymak ve tapu kaydını bu doğrultuda düzeltmektir.

Yargıtay da aynı yönde kararlarında, kayıt düzeltme davalarının mülkiyet aktarımı sonucunu doğurmaması gerektiğini açıkça belirtmektedir.


2. Görevli ve Yetkili Mahkeme


Görevli Mahkeme

Tapu kaydının düzeltilmesine ilişkin davalar Sulh Hukuk Mahkemesi’nin görev alanına girer.Yargıtay 1. HD içtihatlarında da bu davaların Sulh Hukuk Mahkemesi’nde görülmesi gerektiği belirtilmektedir.


Yetkili Mahkeme

Yetki bakımından HMK m. 12/1 devreye girer:

  • Taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.

Bu nedenle tapu kaydında düzeltim davası, taşınmazın bulunduğu yer Sulh Hukuk Mahkemesi’nde açılır.


3. Dava Açmadan Önce Tapu Müdürlüğüne Başvuru Şartı


17.08.2013 tarihinde yürürlüğe giren Tapu Sicili Tüzüğü ile bazı düzeltmeler için idari başvuru yolu düzenlenmiştir. Ancak Yargıtay içtihatlarında önemli bir ayrım yapılmaktadır:

  • 17.08.2013 öncesi açılan davalar için tapu müdürlüğüne başvuru şartı aranmaz.

  • Mevcut durumda açılacak davalarda ise bazı maddi hatalar tapu idaresi tarafından düzeltilebildiğinden başvuru usulü değerlendirilmelidir;ancak malikin kimliğine ilişkin hatalar idari düzeltme kapsamında değildir → doğrudan dava açılır.


4. Tapu Kaydında Düzeltim Davasında İspat Yükü ve Aranılan Şartlar


Davacı, tapu kaydında ismi görünen kişi ile gerçekte malik olan kişinin aynı kişi olduğunu tereddütsüz biçimde ispatlamalıdır.

Yargıtay’a göre (özet):“Mahkeme, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olup olmadığını tüm delilleri toplamak suretiyle kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit etmelidir.”

İspat için aranılan kriterler şunlardır:

4.1. Tapu ve Kadastro Kayıtlarının Getirilmesi

Mahkeme aşağıdaki belgeleri eksiksiz celp etmelidir:

  • Taşınmazın ilk tesis kayıtları

  • Tapu kütüğü ve tüm tedavülleri

  • Kadastro tespit tutanakları

  • Dayanak kadastro kayıtları

  • Eski tarihli Arapça / Fransızca (yabancı dil) tutanak varsa resmî tercüme edilmesi

Yargıtay, tapu ve kadastro kayıtlarının tüm dayanakları ile birlikte getirtilmesi gerektiğini açıkça belirtmektedir.

4.2. Nüfus Müdürlüklerinden Ayrıntılı Araştırma

  • Tapu malikinin adıyla aynı adı taşıyan başka bir kişi olup olmadığı

  • Aile nüfus kayıt tablosu

  • Baba adı, lakap, soy bilgileri

  • Aynı bölgede aynı isimde başka kişi bulunup bulunmadığı

Bu araştırma, kaydı düzeltilecek kişi ile tapu maliki arasındaki özdeşliğin belirlenmesi için zorunludur.

4.3. Kolluk Araştırması

Taşınmazın bulunduğu yer kolluk kuvvetinden:

  • Aynı adı taşıyan başka bir kişinin bölgede yaşayıp yaşamadığı,

  • Taşınmazın kim tarafından kullanıldığı

sorulmalıdır.

4.4. Tanık Dinlenmesi

Bölgeyi bilen yöre sakinleri, akrabalık ilişkilerini bilen tanıklar dinlenmelidir. Özellikle eski kadastro bölgelerinde isim benzerlikleri sık olduğundan tanık beyanları önem kazanır.

4.5. Mahallinde Keşif

Eğer tüm araştırmalara rağmen kesin kanaat oluşmazsa:

  • Keşif yapılmalıdır,

  • Tanıklar taşınmaz başında yeniden dinlenmelidir.

Bu, Yargıtay tarafından “gerekli hallerde zorunlu” görülmektedir.


5. Nüfusta Kaydı Bulunmayan Kişiler Açısından Düzeltme – “Çoğun İçinde Az Vardır” İlkesi


Bazı eski kayıt maliklerinin nüfusta kaydı bulunmayabilir. Bu durum özellikle:

  • Osmanlı döneminden kalan kayıtlar,

  • Hatay’ın Türkiye’ye katılımından önceki Fransız Mandası kayıtları

açısından sık görülür.

Yargıtay şu ilkeyi geliştirmiştir:

Nüfusta kaydı olmayan kişi hakkında tapuda düzeltme yapılamaz; ancak “çoğun içinde az da vardır” kuralı gereği, kayıttaki kişi ile düzeltme istenen kişinin aynı kişi olduğunun tespiti yapılabilir.

Bu tespit kararı, uygulamada son derece önemlidir; çünkü intikal işlemleri için yeterlidir.


6. Deliller


Dava türünün niteliği gereği her türlü delil ileri sürülebilir. En sık kullanılan deliller:

  • Tapu kaydı

  • Kadastro tespit tutanakları

  • Arşiv kayıtları

  • Nüfus kayıtları

  • Aile nüfus kayıt tablosu

  • Kimlik inceleme raporları

  • Kolluk araştırması

  • Resmî tercüme (Arapça/Fransızca belgeler)

  • Bilirkişi raporu

  • Tanık beyanları

  • Geleneğe dayalı isim-lakap-soy araştırmaları

  • Yerel bilirkişi görüşleri


7. Yargıtay’ın Tapu Kaydında Düzeltim Davalarına İlişkin İlkeleri


Yargıtay 1. Hukuk Dairesi kararlarından süzülen temel ilkeler şunlardır:

✔ Tapu kaydında düzeltme mülkiyet devri niteliği taşımaz.

✔ Kayıt maliki ile düzeltme istenen kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespit edilmelidir.

✔ Tapu ve kadastro kayıtları tüm dayanakları ile birlikte getirilmelidir.

✔ Aynı isimde başka kişi olup olmadığı nüfustan araştırılmalıdır.

✔ Kolluk vasıtasıyla isim benzerliği araştırması yapılmalıdır.

✔ Gerekirse keşif yapılmalı, tanıklar taşınmaz başında dinlenmelidir.

✔ Nüfusta kaydı olmayan kişilerde tespit kararı verilebilir (“çoğun içinde az vardır”).

✔ Yetersiz inceleme bozma sebebidir.


8. Sonuç

Tapu kaydında düzeltim davası, yalnızca maddi hatalardan kaynaklanan kimlik bilgisi yanlışlıklarının giderilmesine yöneliktir ve mülkiyetin devrine yol açmaz. Davanın başarılı olabilmesi için tapu ve nüfus kayıtlarının bütüncül şekilde incelenmesi, yöresel araştırmaların yapılması, tanıkların dinlenmesi ve gerektiğinde keşif yapılması zorunludur.

Yargıtay’ın yerleşik içtihatları doğrultusunda; kimlik bilgisi düzeltme davaları, yoğun delil incelemesi gerektiren, titizlikle yürütülmesi gereken davalardır.

 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör
bottom of page